Bloğu açıp fotoğraf koyamamam bir yana açıp bile bakma şansım olmadı bugünler de. Lakin mevz-u bahis İspanya olunca,mayıs ayı itibariyle gönül yayları gevşeyen halkın her haftasonu festival keyiflerine nail olabildiğim içindir. O festival senin, sınav sonrası bu after party benim şeklinde tipik ispanyol yaşamını hızlandırılmış versiyonda yaşadım. Bitti mi ? Hayır! Festivalin bir yaşam şekli olduğu bu topraklarda, yaz boyunca isterseniz her gün bir yerde mutlaka bir festivale denk gelebilirsiniz. Çünkü her gün ülkenin dört bir yanında zırtından pırtına kadar durum için festivalleri var.
Şimdi gelelim İspanya'nın bağzı olumsuz yanlarına.En azından şahit olduklarım diyelim. Örneğin; yolda yürüyorsunuz ve biri size yanlışlıkla çarpıyor! Maalesef ki insanların %90ı dönüp arkalarına ne haldesiniz? diye bakmadığı gibi "Perdone" de demiyorlar. Bunun dışında önceki yazıma istinaden bir kaç arkadaşımın karşılaştığı "küçük görme" durumu. Önceki yazımda hiyerarşinin her yerde olduğunu belirtmiştim fakat pub konularında söylediklerim olduğu gibi aynıdır. Yani Kralda olsanız aynı muameleyi görüyorsunuz. Ancak ülkenin farklı coğrafyalarına gittiğinizde ya da olduğunuz yerde bir alışverişe çıktığınızda ekonomik duruma bağlı olarak pahalı mekanlarda "küçümseme" bakışlarına açıkça mağruz kalabiliyorsunuz. Ya da şehrin en elit sokağına paspal giderseniz diyelim. Şimdi demeyecek misiniz? "e her yerde bu durum aynı" öyle! ne diyeyim. Arkadaşlarımız çok uluslu olduğundan herkesin kültürü,yaşam şekli,anlayışları ve tepkileri de farklı oluyor.
Şimdilik hayat, havanın 21:20 de kararmasına alışmaya çalışmakla ve ay sonu bir aylığına Türkiye'de yapacağım tatilin planlarını yapmakla geçiyor.
Sevgiyle (:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder